Kız kıza serisinin ilk bölümünde koltuk altı bakımını konuşuyorum. Benim de cildim her zaman pürüzsüz değildi; kararma, tahriş ve batıklarla uğraştım. Bu on kare, zaman içinde değiştirdiğim alışkanlıkların küçük bir günlüğü.
İlk değişiklik: tüy alma şeklim
Jilet, epilatör, cımbız ve ağda bende tahrişi artırdığı için önce tüy dökücü ürünleri denedim. Bu benim deneyimim; tüy dökücülerin herkeste daha nazik olduğu anlamına gelmez. Amerikan Dermatoloji Akademisi, bu ürünlerin tahriş edebildiğini ve kullanım öncesi küçük bir alanda denenmesini öneriyor. Ürünün bekletme süresi ve kullanılabileceği bölge için etiketi izlemek önemli.
Deodorant ve nemlendirme notlarım
Alkollü deodorant yerine alkolsüz roll-on tercih ettim ve nemlendirmeyi rutinime ekledim. Görsellerdeki markalar kullandığım ürünleri gösteriyor; bir üstünlük veya tedavi garantisi taşımıyor. Aloe vera kullanmış olmam da herkesin aynı ürünü kullanması gerektiği anlamına gelmiyor.
Peelingi bir zorunluluk gibi görmemek
Seride haftada bir veya iki kez peeling yaptığımı anlatıyorum. Bu sıklık herkes için uygun değil. Amerikan Dermatoloji Akademisi, peeling yönteminin ve sıklığının cilde göre seçilmesini, aşırı uygulamadan kaçınılmasını vurguluyor. Sert uygulamalar tahrişi ve bazı ciltlerde koyu lekeleri artırabilir; açık yara üzerine peeling yapılmamalı.
Lazerden sonra fark ettiğim değişim
Lazer epilasyona başladıktan sonra batık ve tahrişimde azalma gözlemledim. Bu kişisel sonuç, herkes için aynı etkiyi vaat etmez. Lazerin uygunluğu ve işlem öncesi-sonrası bakım dermatolog değerlendirmesine göre belirlenmeli; uygulayıcının talimatlarını izlemek gerekir.
Mükemmel görünmekten çok rahat hissetmek
Şimdiki rutinimle kendimi daha rahat hissediyorum. Bu serinin amacı tek bir doğru ürün listesi vermek değil, yaşadıklarımı açıkça konuşmak. Tüy alma işlemleri sürekli bir cilt sorununa yol açıyorsa dermatologla uygun yöntemi değerlendirmek iyi bir sonraki adım olabilir.
Kaynak
American Academy of Dermatology — Tüy alma yöntemleri
Sevgiler, Ela













